İçindekiler

Tedavi Özeti

Bel Kayması

Bel kayması, omurgadaki bir omurun altındaki omurun üzerinde öne doğru kaymasıyla ortaya çıkan anatomik bir durumdur. Spondilolistezis olarak adlandırılan bu süreç, omurganın doğal hizalanmasını bozabileceği gibi sinir köklerinde baskıya neden olarak bel ve bacak ağrısı gibi şikayetlere yol açabilir. Bel kayması her insanda belirti vermeyebilir, bazı kişiler omur kayması olduğunu bilmeden yıllarca yaşayabilirler. Ancak kayma ilerlediğinde günlük yaşam kalitesini düşüren belirtiler ortaya çıkabilir. 

Bel Kayması Nedir ve Nasıl Gelişir?

Bel kayması, tıp literatüründe spondilolistezis olarak adlandırılır ve omurlar arasındaki stabilitenin bozulması sonucu üstteki omurun alttaki omur üzerinde kaymasına verilen isimdir. Bu durum genellikle belin alt kısmında (lomber omurlar) daha sık görülür, özellikle L4‑L5 ve L5‑S1 seviyelerinde ortaya çıkar. 

Omurların kayması yalnızca kemiklerin pozisyonunu etkilemekle kalmaz, aynı zamanda sinir köklerinin geçtiği spinal kanal üzerinde baskı oluşturarak ağrı, uyuşma veya güçsüzlük gibi nörolojik belirtilere yol açabilir. Kaymanın derecesi hastadan hastaya değişebilir; hafif kaymalar genellikle konservatif yöntemlerle kontrol altına alınabilirken, ileri derecede kaymalar klinik anlamda daha ciddi şikayetlere neden olabilir. 

Op. Dr. Onur Kulaksızoğlu tarafından ele alınan Bel Kayması hakkında tüm detayları içeren video serisine göz atın.

Bel Kaymasının Nedenleri

Bel kaymasının ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur; aslında bu durum çeşitli sağlık faktörlerinin bir araya gelmesiyle gelişebilir:

  • İlerleyen yaşla birlikte omurgadaki diskler ve eklemler doğal aşınma ve yıpranma sürecine girer. Bu dejeneratif değişiklikler, omurlar arasındaki stabilitenin azalmasına ve zamanla kaymaya neden olabilir. 
  • Özellikle gençlerde ve sporcularda aşırı zorlanma, omurga üzerinde tekrarlayan stres kırıklarına yol açabilir. Bu durum, pars interarticularis denen küçük bir kemikte stres kırığına neden olup kaymanın gelişimine zemin hazırlayabilir. 
  • Doğuştan omurga yapısındaki anomaliler de bel kaymasına sebep olabilir ve bu tip vakalar çocukluk veya ergenlik döneminden itibaren fark edilebilir. 
  • Travma, düşme, araç kazası gibi ani darbelere bağlı omur yapısında hasar geliştiğinde de bel kayması ortaya çıkabilir. Bununla birlikte tümörler, enfeksiyonlar gibi omurga yapısını zayıflatan patolojik süreçler de kaymayı tetikleyebilir. 

Bel Kaymasının Belirtileri Nelerdir?

Bel kaymasının en sık görülen belirtisi bel ağrısıdır. Ağrı genellikle uzun süre ayakta dururken veya yürürken artar, oturma ve öne eğilme ile azalabilir. 

Bazı hastalarda bel ağrısının yanı sıra bacaklara yayılan ağrı (siyatik), karıncalanma veya uyuşma hissi olabilir. Bu şikayetler omurların sinir köklerine baskı yapması sonucu ortaya çıkar. 

Bel kayması aynı zamanda kaslarda gerginlik, özellikle hamstring kaslarında gerilme, hareket kısıtlılığı ve denge sorunlarıyla da kendini gösterebilir. İleri vakalarda idrar veya bağırsak kontrolü bozukluğu nadiren görülen ciddi bir belirtidir ve acil değerlendirme gerektirir. 

Bel Kayması Nasıl Teşhis Edilir?

Bel kayması şüphesi olan bir kişi öncelikle uzman bir hekim tarafından fiziksel muayene ve semptom değerlendirmesi ile ele alınır. Doktor, bel hareket açıklığını inceler ve belirli testlerle sinir kökü tutulumunu değerlendirir. 

Görüntüleme yöntemleri tanıda kritik rol oynar. Röntgen omurlar arasındaki kayma derecesini gösterirken, MR (MRI) daha detaylı olarak sinir yapıları ve disk durumunu inceler. Gerekirse BT (CT) gibi ileri görüntüleme teknikleri de kullanılabilir. 

Bel Kayması Tedavisi

Bel kaymasının tedavisi, kaymanın derecesine ve semptomların şiddetine göre planlanır. Birçok kişi için cerrahi dışı (konservatif) tedavi yöntemleri yeterli olur, özellikle düşük dereceli kaymalarda. 

Konservatif Tedavi Yaklaşımları

Ağrı ve inflamasyonu azaltmak için non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) veya kas gevşetici ilaçlar kullanılabilir. Ancak, bu ilaçlar uzun süreli çözümden ziyade semptom kontrolü sağlar. 

Fizik tedavi, bel çevresi kasları güçlendirerek omurganın stabilitesini artırmayı hedefler. Düzenli egzersiz ve core kas eğitimi, bel kaymasının ilerlemesini engellemeye ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. 

Bel korsesi veya destekleyici cihazlar belirli hastalarda ağrıyı hafifletebilir; özellikle akut ağrı dönemlerinde kısa süreli kullanım destek sağlar. 

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Konservatif yöntemlerle semptomlar kontrol altına alınamazsa veya kayma derecesi daha ileri (yüksek derece) ise cerrahi değerlendirme gerekebilir. Cerrahi tedaviler omurların stabilizasyonunu sağlar ve sinir üzerindeki baskıyı azaltır. 

En yaygın cerrahi yaklaşım omurlar arası füzyon (spinal fusion) olup, kaymış omurların metal plak, vida ve greft kullanılarak sabitlenmesini hedefler. Bunun yanında gerekirse sinir basısını azaltmaya yönelik decompression işlemleri de uygulanır. 

Her cerrahi girişim, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve günlük fonksiyon ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmalıdır.

Bel Kayması ile Yaşam: Günlük Yönetim ve Öneriler

Bel kayması tedavisi yalnızca tıbbi müdahale ile sınırlı değildir; yaşam kalitenizi artırmak için günlük alışkanlıklarınızda da bazı düzenlemeler yapılabilir. Bel kasını zorlayacak ağır kaldırma, ani yön değiştirme gibi hareketlerden kaçınmak uzun vadede ağrının kontrolü için önemlidir. 

Ayrıca düzenli egzersiz rutini ve ergonomik duruş alışkanlıkları bel bölgesinin fonksiyonunu korumaya yardımcı olur. Fizik tedavi uzmanı ile birlikte kişiye özel egzersiz planı oluşturmak da sürecin etkin yönetimini destekler.

Hayır. Hafif ve orta dereceli bel kaymalarında ilaç, fizik tedavi ve korse kullanımı yeterli olabilir. Cerrahi, şiddetli ağrı ve sinir basısı varsa tercih edilir.

Günümüzde uygulanan mikrocerrahi ve vidalama teknikleriyle ameliyatlar güvenli şekilde yapılmaktadır. Risk, kaymanın derecesine ve eşlik eden sorunlara göre değerlendirilir.

Doğru cerrahi teknik ve uygun stabilizasyonla tekrar kayma riski oldukça düşüktür. Ameliyat sonrası rehabilitasyon büyük önem taşır.

Hastaların büyük çoğunluğu ameliyatın ertesi günü yürütülür ve kısa sürede günlük yaşamına dönebilir.

İlgili Makaleler

Profile Picture
Op. Dr. Onur KULAKSIZOĞLU Online
×
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabilirim?