İçindekiler

Tedavi Özeti

Omurga Deformiteleri

Omurga deformiteleri, omurganın doğal pozisyonunun bozulması sonucu ortaya çıkan, hem estetik hem de fonksiyonel sorunlara yol açabilen yapısal bozukluklardır. Skolyoz, kifoz ve lordoz gibi en sık görülen deformiteler; omurganın yana, öne ya da arkaya doğru anormal eğilmesiyle karakterizedir. 

Omurgada meydana gelen eğrilikler, zamanla postürde bozulmalara, kronik ağrılara ve hatta organ fonksiyonlarını etkileyen ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan deformiteler, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilir. 

Omurga Deformitesi Nedir?

Omurga deformitesi, omurganın doğal eğrilik yapısının bozulmasıyla ortaya çıkan anormal hizalanma durumudur. Sağlıklı bir omurga, önden bakıldığında düz; yandan bakıldığında ise boyun (servikal) ve bel (lomber) bölgelerinde içe doğru (lordoz), sırt (torakal) bölgesinde ise dışa doğru (kifoz) fizyolojik eğriliklere sahiptir. Bu doğal kıvrımlar, vücut ağırlığını dengeli dağıtmak, şok emilimini sağlamak ve omuriliği korumak gibi hayati işlevler üstlenir.

Deformitenin İşlevsel ve Estetik Etkileri

Omurga deformiteleri bu dengeli yapının bozulmasıyla ortaya çıkar. Zamanla postürde asimetri, hareket kısıtlılığı, kronik ağrı, solunum veya sindirim gibi sistemik fonksiyonlarda bozulma gibi sonuçlara yol açabilir. Aynı zamanda omuz, kalça hizasında eşitsizlik, kamburluk veya vücut simetrisinde değişiklik gibi estetik (kozmetik) etkiler de sık görülür. Bu durum, özellikle genç bireylerde psikososyal sorunlara da zemin hazırlayabilir.

Skolyoz, Kifoz ve Lordoz: Temel Farklar

  • Skolyoz: Omurganın sağa veya sola “S” ya da “C” şeklinde eğilmesidir. Genellikle ergenlik döneminde fark edilir ve ilerleyebilir.

  • Kifoz: Torakal bölgede aşırı dışa eğrilik (kamburluk) ile karakterizedir. Yaşa, osteoporoza veya Scheuermann hastalığı gibi nedenlere bağlı gelişebilir.

  • Lordoz: Bel bölgesinde normalden fazla içe doğru eğrilik oluşmasıdır. Bel ağrısı ve dengesizlik yaratabilir.

Omurga deformiteleri sadece iskelet sistemini değil, genel yaşam kalitesini etkileyen sistemik bir sağlık sorunudur. Bu nedenle erken teşhis, uygun takip ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımı kritik öneme sahiptir.

Omurga Deformitesi Türleri

Omurga deformiteleri, etkiledikleri bölgeye ve oluşum biçimine göre farklı alt türlerde sınıflandırılır. En yaygın omurga eğrilikleri; skolyoz, kifoz ve lordoz olmak üzere üç ana grupta incelenir. Bu deformasyonlar hem estetik görünümde hem de kas-iskelet sistemi fonksiyonlarında ciddi sorunlara yol açabilir.

Skolyoz

Skolyoz, omurganın yana doğru (sağ veya sol) 10 dereceden fazla eğilmesiyle tanımlanır. Genellikle bir “C” veya “S” şeklinde gözlemlenir. Skolyozun en yaygın türleri:

  • İdiyopatik Skolyoz: Nedeni bilinmeyen skolyoz türüdür. Çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkar ve kız çocuklarında daha sık görülür.

  • Konjenital Skolyoz: Doğumsal olarak omurga kemiklerinin anormal gelişimi sonucu ortaya çıkar.

  • Nöromüsküler Skolyoz: Kas veya sinir sistemini etkileyen hastalıklar (örneğin serebral palsi, kas distrofisi) nedeniyle oluşur.

Skolyoz erken dönemde belirti vermeyebilir. Ancak zamanla omuz asimetrisi, kalça dengesizliği ve sırt ağrısı gibi semptomlara neden olabilir.

Kifoz

Kifoz, omurganın üst (torakal) kısmında dışa doğru olan eğriliğin 40-45 derecenin üzerine çıkmasıyla tanımlanır. Bu durum kambur duruş ile kendini gösterir. Kifozun başlıca türleri:

  • Postural Kifoz: Gençlerde yaygındır ve kötü duruş alışkanlıklarından kaynaklanır. Egzersizle düzelme ihtimali yüksektir.

  • Scheuermann Kifozu: Genç yaşlarda omurların kamalaşması sonucu ortaya çıkar ve yapısaldır.

  • Yaşlılık Kifozu (senil kifoz): Osteoporoz ve omurga kırıkları sonucu gelişebilir.

Kifozun ilerlemesi, ağrıya, denge kaybına ve solunum fonksiyonlarında azalmaya neden olabilir.

Lordoz

Lordoz, bel omurlarının içe doğru aşırı kıvrılmasıdır. Normal bel eğriliği 20–45 derece arasındayken, bu değerin üzerine çıkması hiperlordoz olarak adlandırılır. Bunun zıttı olarak sırt bölgesindeki kıvrımda artış yaşanması hiperkifoz şeklinde tanımlanır.

Lordozun başlıca nedenleri:

  • Karın ve kalça kaslarındaki dengesizlik

  • Gebelik ve obezite

  • Kalça çıkığı veya kas hastalıkları

Aşırı lordotik postür, bel ağrısı ve yorgunluk gibi şikâyetlere yol açabilir. Uzun vadede hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini düşürebilir.

Omurga Deformiteleri Neden Olur?

Omurga deformiteleri birçok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu nedenler doğuştan gelen yapısal bozukluklardan, zamanla oluşan dejeneratif değişikliklere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Aşağıda omurga eğriliklerinin en yaygın sebeplerini bulabilirsiniz.

Genetik ve Ailevi Faktörler

Bazı skolyoz ve kifoz vakaları kalıtsaldır. Aile bireylerinde omurga deformitesi olan kişilerde benzer problemler görülme riski artar. Özellikle ergenlik skolyozu olan bireylerde genetik yatkınlık önemli rol oynar.

Doğuştan (Konjenital) Anomaliler

Anne karnındaki gelişim sürecinde omurganın tam oluşmaması ya da omurların kaynaşması gibi yapısal sorunlar, doğumsal omurga deformitelerine yol açabilir. Konjenital skolyoz, erken yaşta fark edilir ve genellikle ilerleyici seyreder.

Dejeneratif Değişiklikler ve Osteoporoz

İleri yaşlarda, omurga disklerinde ve kemik yapılarında meydana gelen bozulmalar (dejenerasyon), kifotik postür ya da bel çökmesi gibi deformitelere neden olabilir. Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak omur kırıklarını ve kamburlaşmayı tetikleyebilir.

Travma ve Yaralanmalar

Trafik kazaları, düşmeler, spor sakatlanmaları gibi travmatik olaylar omurga hizasını bozabilir. Bazı durumlarda bu travmalar cerrahi gerektirecek seviyede ciddi deformitelere yol açabilir.

Nöromüsküler ve Sistemik Nedenler

Kas zayıflığına veya sinir sistemine etki eden bazı hastalıklar omurganın normal pozisyonunu sürdürememesine neden olur. Örneğin:

  • Serebral palsi

  • Kas distrofisi

  • Spinal müsküler atrofi (SMA)

Kötü Duruş ve Postür Bozuklukları

Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde uzun süreli masa başı çalışma, bilgisayar kullanımı, telefon eğilimi gibi yanlış duruş alışkanlıkları, postür bozukluklarına ve zamanla yapısal deformitelere neden olabilir. Postural kifoz bu türden en yaygın durumdur.

 

Omurga Deformitesi Nasıl Anlaşılır?

Omurga deformiteleri çoğu zaman görsel ipuçlarıyla fark edilirken, bazı durumlarda yalnızca ağrı veya hareket kısıtlılığı gibi semptomlarla kendini gösterir. Eğriliğin derecesi ve tipi, belirtilerin şiddetini belirler.

Duruş Bozukluğu ve Vücut Asimetrisi

Omurga eğriliği olan bireylerde genellikle vücut simetrisinde bozulma gözlemlenir:

  • Omuzlardan biri daha düşük olabilir

  • Kalçalar arasında yükseklik farkı olabilir

  • Gövde bir tarafa doğru kaymış gibi görünebilir

  • Bel boşluğu tek taraflı daha derin olabilir

Bu tür gözle görülür postür bozuklukları, skolyoz ve kifoz gibi deformitelerin ilk fark edilen işaretleridir.

Sırt, Bel ve Boyun Ağrısı

Omurgadaki anormal yük dağılımı; kasların, bağ dokularının ve sinirlerin zorlanmasına neden olur. Bu da şu şikayetlerle kendini gösterir:

  • Kronik sırt veya bel ağrısı

  • Kas spazmları ve gerginlik hissi

  • Uzun süre ayakta durmada veya oturmada zorlanma

Genç yaşlarda genellikle ağrısız seyreden skolyoz, erişkinlerde zamanla ciddi ağrıya yol açabilir.

Solunum Problemleri ve Göğüs Darlığı

İleri derecede kifoz veya şiddetli skolyoz, göğüs kafesinin sıkışmasına neden olabilir. Bu durum:

  • Nefes darlığı

  • Egzersiz toleransında azalma

  • Hızlı yorulma

gibi solunumsal şikayetlerle kendini gösterir. Bu, özellikle torakal (sırt bölgesi) deformitelerde önemlidir.

Denge Kaybı ve Hareket Kısıtlılığı

Omurganın normal eğriliklerinin bozulması, vücudun denge merkezini etkileyebilir. Bu da:

  • Denge problemleri

  • Yürürken savrulma hissi

  • Hareket açıklığında azalma

gibi fonksiyonel belirtilerle kendini gösterebilir. Özellikle yaşlı bireylerde düşme riski bu nedenle artar.

Omurga Deformitesi Tanısı Nasıl Konur?

Omurga deformitelerinde erken teşhis, hem ilerlemenin durdurulması hem de tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir.

  • Fizik Muayene ve Gözlem: Uzman bir hekim tarafından yapılan fiziksel muayene, omuz ve kalça seviyeleri arasındaki farkları, omurgadaki eğrilikleri ve postür bozukluklarını değerlendirmekle başlar. Eğilme testi (Adam’s test) skolyoz şüphesi için yaygın olarak kullanılır.
  • Röntgen ve Cobb Açısı Ölçümü: Tanıyı kesinleştirmek için düz röntgen grafileri alınır. Eğriliğin derecesi, Cobb açısı kullanılarak milimetresel hassasiyetle ölçülür. 10° ve üzeri eğrilikler skolyoz olarak kabul edilir.
  • İleri Görüntüleme (MR / BT): Omurilik, sinirler veya iç yapılar hakkında daha ayrıntılı bilgi gerektiğinde manyetik rezonans (MR) veya bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları tercih edilir.

Yaşam Tarzı ve Ergonomi ile Deformite Yönetimi

Omurga deformitelerinin tedavisinde yalnızca tıbbi müdahaleler değil, günlük yaşam alışkanlıklarının iyileştirilmesi de büyük rol oynar. Özellikle hafif eğriliklerde ve tedavi sonrası süreçte yaşam tarzı desteği, deformitenin ilerlemesini önleyebilir.

Düzenli Egzersiz ve Duruş Farkındalığı

Omurgayı destekleyen sırt, bel ve karın kaslarını güçlendiren egzersizler deformiteye bağlı ağrıları azaltır. Aynı zamanda duruş farkındalığı kazandırmak, özellikle masa başı çalışanlarda skolyoz ve kifoz gelişimini engellemeye yardımcı olur.

Ergonomik Oturma ve Çalışma Ortamı

Bilgisayar başında uzun süre geçirilen zaman, yanlış oturma pozisyonlarıyla birleştiğinde deformite riskini artırır. Sandalye yüksekliği, masa hizası ve ekran konumu gibi detaylar, omurganın sağlıklı hizalanmasını destekleyecek şekilde düzenlenmelidir.

Kilo Kontrolü ve Kas Dengesi

Aşırı kilo, omurga üzerine binen yükü artırarak mevcut eğriliklerin kötüleşmesine neden olabilir. Kas dengesinin sağlanması ise postürü koruyan sistemin temelidir. Bu dengeyi sağlamak için düzenli fiziksel aktivite şarttır.

Küçük değişiklikler, omurga sağlığınız üzerinde büyük farklar yaratabilir. Şikayetlerinizin altında yatan nedeni öğrenmek ve size özel bir plan oluşturmak için uzman desteği almayı ihmal etmeyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Hafif ve orta dereceli deformitelerde fizik tedavi, egzersiz ve korse tedavileri yeterli olabilir. Cerrahi, ilerleyici ve yaşam kalitesini bozan vakalarda düşünülür.

Bazı deformiteler büyüme çağında veya yaşla birlikte ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli takip ve erken müdahale önemlidir.

Her cerrahi işlemde olduğu gibi riskler vardır; ancak günümüzde kullanılan ileri cerrahi teknikler ve implantlar sayesinde başarı oranları yüksektir.

Cerrahinin amacı omurgayı mümkün olan en iyi hizaya getirmek ve ilerlemeyi durdurmaktır. Estetik ve fonksiyonel düzelme hastadan hastaya değişebilir.

İlgili Makaleler

Profile Picture
Op. Dr. Onur KULAKSIZOĞLU Online
×
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabilirim?