Skolyoz ameliyatı olmanız gerektiği söylendi ve zihniniz sorularla dolu. Belki de en çok şunları düşünüyorsunuz: “Bu yaştan sonra bu kadar büyük bir ameliyat kaldırabilir miyim? Saatlerce süren, riskli bir operasyon mu bu? Ya narkoz?” Özellikle eğriliğiniz erişkinlik döneminde ortaya çıktıysa ya da yıllar içinde arttıysa, internetteki “8 saatlik ameliyat”, “yoğun bakım”, “büyük risk” gibi ifadeler sizi haklı olarak korkutmuş olabilir.

Önce içinizi rahatlatalım: skolyoz ameliyatı hakkında okuduğunuz o korkutucu anlatıların çoğu, büyük ve karmaşık çocukluk çağı ameliyatlarını tarif eder. Oysa gerçek şu ki, her skolyoz ameliyat gerektirmez ve ameliyat gerektiğinde de bu, her zaman dev bir operasyon değildir. Skolyoz cerrahisi her yaşta yapılabilir; üstelik özellikle erişkinlerde, uygun durumlarda çok daha sınırlı, dokuya dostu minimal invaziv yöntemlerle ve hatta narkozsuz olarak gerçekleştirilebilir.

Peki skolyoz ameliyatı tam olarak ne zaman gerekir, hangi yaşta nasıl yapılır, narkozsuz yöntem kimler için mümkündür? Eğer bir eğrilikle yaşıyor ve ameliyat kararının eşiğinde tereddüt ediyorsanız, gelin bütün bu korkuları bir kenara bırakarak konuşalım.

Skolyoz Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Skolyozu olan her hasta ameliyat olmaz, olması da gerekmez. Skolyozların büyük çoğunluğu hafif ya da orta derecededir ve takip, fizik tedavi, egzersiz gibi ameliyatsız yöntemlerle yönetilir. Ameliyat, skolyoz tedavisinde ilk değil ancak belirli koşullarda başvurulan son seçenektir.

Peki ameliyat tam olarak ne zaman gündeme gelir? Cerrahiyi düşündüren başlıca durumlar şunlardır:

  • İleri derecede eğrilik. Eğrilik açısı (Cobb açısı) belirli bir sınırın, genellikle 45-50 derecenin üzerine çıktığında, eğriliğin zamanla ilerleme ve vücut dengesini bozma riski arttığı için cerrahi değerlendirilir.
  • İlerleyen eğrilik. Takip sırasında eğriliğin belirgin biçimde arttığı görülüyorsa (örneğin altı aylık kontrollerde ölçülebilir bir artış), bu durum ameliyat için önemli bir göstergedir.
  • Ameliyatsız tedaviye yanıt alınamaması. Düzenli korse ve egzersiz tedavisine rağmen eğrilik ilerliyor ya da şikayetler kontrol altına alınamıyorsa, cerrahi seçenek olarak öne çıkar.
  • Erişkinlerde sinir baskısı ve denge bozukluğu. Erişkin skolyozunda ameliyat kararını çoğu zaman eğriliğin derecesinden çok, ona eşlik eden sorunlar belirler. Bacağa yayılan ağrı, yürüdükçe artan bacak ağrısı ve yürüme mesafesinin kısalması (nörojenik kladikasyo), giderek öne ya da yana eğik durma (gövde dengesizliği) ve yaşam kalitesini ciddi biçimde bozan bel ağrısı, erişkinde cerrahiyi gündeme getiren asıl nedenlerdir.

Görüldüğü gibi ameliyat kararı eğriliğin derecesine, ilerleme hızına, yaşa, belirtilerin şiddetine ve varsa sinir baskısı bulgularına göre birlikte verilir. Skolyozun ne olduğunu, derecelerini ve ameliyatsız tedavi yöntemlerini ayrıntılı ele aldığımız “Skolyoz Belirtileri Nasıl Anlaşılır? Omurga Eğriliği ve Tedavisibaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. 

Skolyoz Belirtileri Nasıl Anlaşılır? Omurga Eğriliği ve Tedavisi

Skolyoz Ameliyatı Her Yaşta Yapılabilir mi?

Bu sorunun kısa cevabı: evet. Skolyoz ameliyatı çocukluktan ileri yaşa kadar her dönemde yapılabilir. Ancak burada bilinmesi gereken önemli bir nokta var: ameliyatın amacı ve yöntemi yaşa göre büyük ölçüde değişir. Bir çocuğun skolyoz ameliyatı ile altmış yaşındaki bir erişkinin skolyoz ameliyatı, aynı hastalığın adını taşısa da aslında çok farklı iki ameliyattır. Bu farkı anlamak, kendi durumunuzu doğru değerlendirmenin anahtarıdır.

Çocuk ve Ergenlerde Skolyoz Cerrahisi

Çocuk ve ergenlerde skolyoz genellikle idiyopatik, yani nedeni bilinmeyen türdedir ve büyüyen bir omurga söz konusudur. Bu dönemde ameliyatın amacı, ilerleyen eğriliği düzeltmek ve omurgayı dengeli bir konumda tutmaktır. Büyümesi henüz tamamlanmamış çocuklarda, omurganın gelişimini durdurmamak için “büyüyen çubuk” (growing rod) gibi özel sistemler kullanılabilir. Büyüme tamamlandığında ise eğri bölge vida ve çubuklarla düzeltilip kaynatılır (füzyon). Bu ameliyatlar, eğrilik genellikle geniş bir alana yayıldığı için daha kapsamlı olabilir. İnternette karşılaştığınız “uzun süren, büyük skolyoz ameliyatı” anlatılarının çoğu işte bu tür ameliyatları tarif eder.

Erişkinlerde (Dejeneratif) Skolyoz Cerrahisi

Erişkin skolyozu, özellikle 50 yaşından sonra omurganın yıpranmasıyla ortaya çıkan dejeneratif skolyoz, tamamen farklı bir tablodur ve tedavi mantığı da farklıdır. Burada çoğu zaman amaç, eğriliği kozmetik olarak tam anlamıyla düzeltmek değildir. Asıl öncelik sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak ve omurgaya yeniden denge kazandırarak hastanın ağrısını dindirmek ve daha rahat yürümesini sağlamaktır.

Bunun önemli bir sonucu vardır: erişkin skolyozunda ameliyat çoğu zaman çocuklardaki kadar geniş olmak zorunda değildir. Hastayı asıl rahatsız eden bölgeye odaklanan, daha sınırlı ve hedefe yönelik ameliyatlar sıklıkla mümkündür. Çünkü erişkin skolyozunda asıl sorun genellikle eğriliğin kendisi değil ona eşlik eden omurilik kanal darlığı ve bel kaymasıdır. Bu durumlarda, sinir baskısını gideren ve gerektiği kadar bölgeyi sabitleyen sınırlı bir ameliyat, hastanın yaşam kalitesini belirgin biçimde artırabilir.

Erişkin skolyozuna sıklıkla eşlik eden bu iki durumu daha yakından tanımak için “Belde Kanal Daralması Ameliyatsız Geçer mi? ve “Bel Kayması Ameliyatı: Narkozsuz Vidalama Mümkün mü?yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Bel Kayması Ameliyatı: Narkozsuz Vidalama Mümkün mü?

Skolyoz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Skolyoz ameliyatının temel mantığı, adı karmaşık görünse de aslında üç basit adımda özetlenebilir: eğri omurgayı olabildiğince düzeltmek, düzeltilen bölgeyi sağlam bir konumda sabitlemek ve gerekiyorsa sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak.

  1. Düzeltme ve sabitleme (füzyon). Ameliyatın kalbini bu adım oluşturur. Eğri omurlara vidalar (pedikül vidası) yerleştirilir ve bu vidalar, önceden uygun eğime getirilmiş çubuklarla (rod) birbirine bağlanır. Cerrah, bu vida ve çubuk sistemi aracılığıyla omurgayı kontrollü biçimde düzeltir. Ardından düzeltilen omurların kalıcı olarak birbirine kaynaması için araya kemik grefti yerleştirilir. Zamanla bu omurlar kaynayıp tek bir sağlam yapı haline gelir. Bu kaynama işlemine spinal füzyon denir.
  2. Baskının kaldırılması (dekompresyon). Özellikle erişkin skolyozunda, eğriliğe sıklıkla sinir kanalının daralması eşlik eder. Bu durumda düzeltme ve sabitlemeye ek olarak sinirlere baskı yapan kemik ve bağ dokusu temizlenerek sinirlere yer açılır. Böylece hastanın bacağa yayılan ağrısı ve yürüme güçlüğü giderilir.

Bu ameliyatların güvenliğini artıran en önemli gelişmelerden biri, nöromonitörizasyon adı verilen sinir takip sistemidir. Bu yöntemde, ameliyat boyunca omuriliği ve sinirleri besleyen sinyaller sürekli izlenir; herhangi bir risk belirdiğinde cerrah anında uyarılır. Bu sistem, skolyoz cerrahisinde sinir hasarı riskini büyük ölçüde azaltmıştır.

Erişkin skolyozunda cerrahın önünde genel olarak üç yaklaşım vardır ve hangisinin seçileceği hastanın durumuna göre belirlenir: bazı hastalarda yalnızca sinir baskısını kaldırmak (sadece dekompresyon) yeterli olabilir; bazılarında yalnızca sorunlu kısa bir bölgenin sabitlenmesi (kısa füzyon) gerekir; ileri ve dengesiz eğriliklerde ise daha geniş bir düzeltme ve sabitleme (uzun füzyon) gündeme gelir. Amaç her zaman, hastanın ihtiyacı olan en az girişimle en fazla rahatlamayı sağlamaktır.

Omurga sabitleme ve füzyon işleminin ayrıntılarını “Omurga Stabilizasyonu Nedir? (Spinal Füzyon) yazımızda bulabilirsiniz.

Omurga Stabilizasyonu Nedir? (Spinal Füzyon ve Omurga Eğriliği Tedavisi)

Skolyoz Ameliyatı Narkozsuz ve Minimal İnvaziv Yapılabilir mi?

En çok merak edilen soruya gelelim: skolyoz ameliyatı mutlaka büyük bir kesi ve genel anestezi gerektirir mi yoksa daha hafif yöntemler mümkün müdür? Yanıt, özellikle erişkin hastalar için umut vericidir.

Minimal İnvaziv (Kapalı) Skolyoz Cerrahisi

Geleneksel açık skolyoz ameliyatında, omurgaya ulaşmak için sırt boyunca büyük bir kesi yapılır ve kaslar geniş biçimde sıyrılır. Oysa bugün (özellikle erişkin dejeneratif skolyozda) çok daha dokuya dostu minimal invaziv (MIS) yöntemler kullanılabilmektedir. Bu yöntemlerde vidalar, büyük bir kesi yapılmadan ciltteki küçük deliklerden yerleştirilir (perkütan vida). Omurlar arasına füzyon için gereken kafes ise karnın yan tarafından yapılan küçük bir girişle, sırt kasları hiç kesilmeden yerleştirilebilir (yandan füzyon, OLIF veya LLIF olarak bilinir).

Bu yaklaşımın hastaya sağladığı faydalar, bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir: açık cerrahiye kıyasla ameliyat sırasında çok daha az kanama, çevre dokularda çok daha az hasar ve buna bağlı olarak daha hızlı bir iyileşme. Özellikle ileri yaştaki ve ek sağlık sorunları olan hastalarda, minimal invaziv yöntemler ameliyatın yükünü belirgin biçimde azaltır.

Narkozsuz (Uyanık) Skolyoz Cerrahisi

Minimal invaziv yöntemler geliştikçe, bu ameliyatların bir kısmı artık narkozsuz yani genel anestezi verilmeden de yapılabilmektedir. Uluslararası literatürde “awake” (uyanık) cerrahi olarak bilinen bu yaklaşımda, hasta epidural veya spinal anestezi ile uyutulmadan, ama hiçbir ağrı hissetmeden ameliyat edilir. Bu yöntem özellikle erişkinlerin alt bel bölgesindeki dejeneratif skolyozlarında, sınırlı ve hedefe yönelik ameliyatlarda uygun hastalarda tercih edilebilir. Narkozun getirdiği riskleri ortadan kaldırdığı için özellikle yaşlı ve kalp-akciğer hastalığı olan hastalar için değerli bir seçenektir.

Burada dürüst bir bilgiyi de paylaşmak gerekir: narkozsuz ve minimal invaziv yöntemler her skolyoz ameliyatı için uygun değildir. Özellikle çocuklardaki ve erişkinlerdeki geniş, çok seviyeli, ileri derece eğriliklerin düzeltildiği kapsamlı ameliyatlar çoğu zaman genel anestezi gerektirir. Narkozsuz yaklaşım daha çok erişkinlerin sınırlı bölgeyi ilgilendiren dejeneratif skolyoz ameliyatlarında gündeme gelir. Hangi hastaya hangi yöntemin uygun olduğu, ancak ayrıntılı bir değerlendirmeyle, cerrah ve anestezi uzmanının birlikte kararıyla belirlenir.

Narkozsuz omurga cerrahisinin nasıl mümkün olduğunu ve vida takılan bir ameliyatın bile uyanık yapılabildiğini “Bel Kayması Ameliyatı: Narkozsuz Vidalama Mümkün mü?yazımızda bulabilirsiniz.

Skolyoz Ameliyatı Sonrası İyileşme

Skolyoz ameliyatı sonrası iyileşme, uygulanan yönteme ve hastanın yaşına göre değişir. Özellikle minimal invaziv yöntemlerle ameliyat olan hastalar çoğu zaman birkaç gün içinde ayağa kalkıp yürümeye başlar ve hastaneden kısa sürede taburcu olur. İlk günlerde ameliyat bölgesinde ağrı hissedilebilir; bu ağrı ağrı kesicilerle kontrol altına alınır ve giderek azalır.

İyileşmede sabırlı olmak önemlidir. Vidalarla sabitlenen omurların birbirine tam olarak kaynaması (füzyon) genellikle 6 ila 12 ay süren bir süreçtir. Ancak bu durum hastanın bu süre boyunca hareketsiz kalacağı anlamına gelmez. Aksine kademeli olarak günlük hayata dönülür. Bu dönemde doktorun önerdiği fizik tedavi programına uymak, düzenli yürüyüş yapmak ve kontrol randevularını aksatmamak, hem iyileşmeyi hızlandırır hem de sonucun kalıcı olmasını sağlar.

Skolyoz, Bel Kayması ve Kanal Darlığı İlişkisi

Erişkin skolyozunu çoğu zaman tek başına düşünmek doğru olmaz. Çünkü bu üç durumun (skolyoz, bel kayması ve omurilik kanal darlığı) altında yatan ortak neden aynıdır: omurganın yıllar içinde yıpranması. Aynı yıpranma süreci omurgada birden fazla sorunu aynı anda ortaya çıkarır; bir omur kayar, sinir kanalı daralır ve omurga yana doğru eğilir. Bu yüzden erişkin skolyozu olan bir hastada sıklıkla bel kayması ve kanal darlığı da bulunur ve tedavi planı bu bütüne göre yapılır.

Bu üçlünün nasıl birbirine bağlandığını ve diğer durumları daha yakından tanımak için “Skolyoz Belirtileri Nasıl Anlaşılır?ve “Belde Kanal Daralması Ameliyatsız Geçer mi? yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Belde Kanal Daralması Ameliyatsız Geçer mi? Belirtileri ve Tedavisi

Uzman Notu

Skolyoz ameliyatı, adı ve internetteki bazı anlatılar korkutucu gelse de günümüzde düşünüldüğünden çok daha yönetilebilir bir süreçtir. Bu yazıda ele aldığımız gibi, her skolyoz ameliyat gerektirmez; ameliyat gerektiğinde ise bu her yaşta yapılabilir. Özellikle erişkin skolyozunda amaç çoğu zaman eğriliği kozmetik olarak tam düzeltmek değil sinir baskısını gidermek ve omurgaya denge kazandırarak ağrıyı dindirmektir. Bu da çoğu zaman daha sınırlı ve hedefe yönelik ameliyatlara imkan tanır.

Bugün skolyoz cerrahisinde dokuya çok daha az zarar veren minimal invaziv yöntemler ve uygun hastalarda narkozsuz (uyanık) uygulamalar mümkündür. Bu yaklaşımlar, özellikle ileri yaştaki ve kalp-akciğer rahatsızlığı olan hastalar için ameliyatı korkulan bir şey olmaktan çıkarır. Başarının anahtarı doğru hasta seçimi, doğru cerrahi yöntem ve nöromonitörizasyon gibi güvenliği artıran tekniklerin kullanılmasıdır.

Sırtınızda ya da belinizde bir eğrilik varsa, bu eğriliğe bel ve bacak ağrısı, yürüme güçlüğü eşlik ediyorsa ya da skolyoz ameliyatının sizin için gerekli olup olmadığını, narkozsuz yapılıp yapılamayacağını öğrenmek istiyorsanız randevu ve iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Şikayetlerinizi birlikte değerlendirerek size en uygun yolu belirleyelim.

*Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

*Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Kesin tanı ve tedavi için lütfen bir uzmana başvurun.

Profile Picture
Op. Dr. Onur KULAKSIZOĞLU Online
×
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabilirim?