Aylardır belinizden bacağınıza vuran, oturmayı, yürümeyi, hatta uyumayı zorlaştıran o inatçı ağrıyla mı mücadele ediyorsunuz? İlaçları, fizik tedaviyi denediniz ama ağrı bir türlü geçmedi ve şimdi doktorunuz ameliyattan söz ediyor. Aklınızdan geçen belki de şu: “Sonunda ameliyat mı olacağım? Ya bir şeyler ters giderse, ya belim büsbütün kötüleşirse?” Bu korku son derece insani; bel ve omurga söz konusu olduğunda “bel fıtığı ameliyatı” düşüncesi hemen herkesi tedirgin edebilir.

Önce içinizi rahatlatalım: bel fıtığı olan hastaların büyük çoğunluğu (yaklaşık %80-90) ameliyata hiç gerek kalmadan iyileşir. Bel fıtığı ameliyatı asla ilk seçenek değildir yalnızca belirli durumlarda gündeme gelir. Üstelik gerçekten gerektiğinde bile bu ameliyat bugün dokuya çok az zarar veren mikrocerrahi yöntemlerle, hatta uygun hastalarda hiç narkoz verilmeden yapılabilmektedir.

Belki de haftalardır bu kararın eşiğinde bekliyor, doğru bilgiye ulaşamadığınız için tereddüt ediyorsunuz. Gelin bel fıtığında ameliyatın gerçekten ne zaman gerektiğini, nasıl yapıldığını, narkozsuz yöntemin mümkün olup olmadığını ve sonrasında sizi neyin beklediğini hiçbir soru işareti bırakmadan konuşalım.

Bel Fıtığı Ameliyatı Şart mı?

Bel fıtığı teşhisi alan hastaların en büyük korkusu, ameliyatın kaçınılmaz olduğunu düşünmektir. Bel fıtığı ameliyatı çoğu hasta için şart değildir. Bilimsel veriler, bel fıtıklarının yaklaşık yüzde seksen ile doksanının zamanla ve ameliyatsız yöntemlerle iyileştiğini göstermektedir. Yani bel fıtığı olması ameliyat olacağınız anlamına kesinlikle gelmez.

Bunun bir nedeni de vücudun kendi iyileşme gücüdür. Fıtıklaşan disk parçası, zaman içinde vücut tarafından bir ölçüde emilebilir ve küçülebilir; bu süreçte sinir üzerindeki baskı azalır ve şikayetler geriler. İşte bu yüzden (acil bir durum yoksa) tedaviye her zaman ameliyatsız yöntemlerle başlanır ve bunlara yeterli zaman tanınır.

En sık kullanılan ameliyatsız yöntemler şunlardır:

İlaç tedavisi: Ağrı kesiciler, iltihap önleyici ilaçlar ve kas gevşeticiler, ağrılı dönemi atlatmaya yardımcı olur.

Fizik tedavi ve egzersiz: Bel ve karın kaslarını güçlendiren, omurgaya binen yükü dengeleyen egzersizler tedavinin temelidir.

Enjeksiyon tedavileri: İlaç ve fizik tedaviye yanıt alınamadığında, cerrahiden önce epidural enjeksiyonlar devreye girerek iltihabı ve ağrıyı kaynağında azaltabilir.

Bel fıtığı ameliyatı, tedavinin ilk adımı olmasa da diğer yöntemler tükendiğinde başvurulan son çaredir. Bel fıtığının ne olduğunu ve belirtilerini “Bel Fıtığı Nedir? yazımızda, ameliyatsız tedavi yöntemlerini “Bel Fıtığı Tedavisi: Ameliyatsız Yöntemler yazımızda, fıtığın ameliyatsız geçip geçmeyeceğini ise “Bel Fıtığı Ameliyatsız Geçer mi?yazımızda ayrıntılı bulabilirsiniz. Peki ameliyatsız yöntemler yeterli olmadığında, ameliyat tam olarak ne zaman gerekir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Bel fıtığında ameliyat kararı, belirtilerin şiddetine, süresine ve sinirlerin ne kadar etkilendiğine bakılarak verilir. Ameliyatı gündeme getiren durumları iki grupta toplayabiliriz: beklenebilecek durumlar ve vakit kaybedilmemesi gereken durumlar. Aşağıdaki durumlarda, aciliyet olmadığı sürece bir süre ameliyatsız tedaviye şans verilir, yanıt alınamazsa cerrahi değerlendirilir:

  1. Ameliyatsız tedaviye yanıt alınamaması: Kişi genellikle 6 ila 8 hafta boyunca ilaç, fizik tedavi ve enjeksiyon gibi yöntemleri düzenli uyguladığı halde bacağa yayılan ağrısı (siyatik) geçmiyorsa cerrahi bir seçenek olarak değerlendirilir.
  2. Dayanılmaz, yaşam kalitesini bozan ağrı: Yüksek doz ağrı kesicilere rağmen dinmeyen, uykuyu ve günlük hayatı imkânsız hale getiren şiddetli bacak ağrısı, ameliyat için önemli bir göstergedir.
  3. İlerleyici güç kaybı: Bacakta veya ayakta giderek artan güçsüzlük, özellikle ayağın öne kalkmasını sağlayan kaslardaki kayıp (düşük ayak denilen durum) sinir hasarının ilerlediğini gösterir ve geciktirilmemelidir.

Kauda Equina Sendromu

Bel fıtığında çok nadir görülmekle birlikte, gerçek bir cerrahi acil durum vardır ve bunu tanımak hayati önem taşır: kauda equina sendromu. Bu tablo, iri bir fıtığın omurganın alt ucundaki sinir demetine ciddi baskı yapmasıyla ortaya çıkar.

Şu belirtiler bir arada ya da yeni ortaya çıkmışsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir:

  • İdrarını yapamama ya da tutamama, bağırsak kontrolünde kayıp
  • Makat ve iç bacak bölgesinde, yani oturduğunuzda eyere değen bölgede uyuşma veya hissizlik (eyer bölgesi uyuşması)
  • Her iki bacakta birden hızla ilerleyen güçsüzlük

Bu belirtiler kauda equina sendromunun işareti olabilir ve bu durumda ameliyatın kısa süre içinde yapılması kalıcı hasarı önlemek açısından kritiktir. Burada önemli olan bu belirtileri bilmek ve panik yapmadan ama gecikmeden hareket etmektir. Şunu da eklemek gerekir: bu tablo oldukça nadirdir ve bel fıtığı olan hastaların büyük çoğunluğu bu durumla hiçbir zaman karşılaşmaz.

Bel ve bacak ağrısında hangi belirtilerin ciddi olduğunu ve hangi uzmana başvurmak gerektiğini “Nöroloji mi Beyin Cerrahisi mi? Hangi Durumda Hangi Doktora Gitmelisiniz?başlıklı yazımızda ayrıntılı ele alıyoruz.

Nöroloji mi Beyin Cerrahisi mi? Hangi Durumda Hangi Doktora Gitmelisiniz?

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bel fıtığı ameliyatının temel amacı tek bir cümleyle özetlenebilir: sinire baskı yapan fıtıklaşmış disk parçasını çıkarıp sinire yeniden yer açmak. Tıp dilinde buna dekompresyon, yani baskının kaldırılması denir. Bacağa yayılan ağrının, uyuşmanın ve güçsüzlüğün nedeni sinirin sıkışması olduğu için bu baskı ortadan kalktığında şikayetler de hızla geriler.

Bu amaca ulaşmak için bugün altın standart kabul edilen yöntem mikrodiskektomidir. Bu yöntemde, belde yaklaşık 1,5 ila 3 santimetrelik küçük bir kesiden girilir, bel kasları kesilmeden lifleri arasından aralanarak omurgaya ulaşılır ve tüm işlem ameliyat mikroskobunun büyütmesi altında yapılır. Sinire baskı yapan fıtık parçası bu sayede çevredeki sağlıklı dokulara en az zarar verilerek hassas biçimde temizlenir. Kaslar kesilmediği ve kesi küçük olduğu için ameliyat sonrası ağrı az olur, iyileşme hızlanır ve hastalar çoğu zaman ertesi gün ayağa kalkabilir.

Bu mikrocerrahi yaklaşımın omurga cerrahisine getirdiği yenilikleri ve neden tercih edildiğini daha ayrıntılı öğrenmek isterseniz “Mikrocerrahi Nedir? Bel ve Boyun Fıtığı Tedavisine Modern Yaklaşımbaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Mikrocerrahi Nedir? Bel ve Boyun Fıtığı Tedavisine Modern Yaklaşım

Mikrodiskektomi en sık tercih edilen yöntem olsa da fıtığın tipine ve yerine göre başka teknikler de uygulanabilir. Endoskopik diskektomi, ucunda kamera bulunan ince bir boru sistemiyle yapılan tam kapalı bir yöntemdir; uygun fıtıklarda dokuya en az müdahaleyle çalışma imkânı sunar. Klasik açık diskektomi ise büyük kesi gerektirdiği için günümüzde giderek daha az tercih edilmektedir. Hangi yöntemin en uygun olduğu fıtığın seviyesi, boyutu, yerleşimi ve hastanın genel durumu değerlendirilerek belirlenir.

Profile Picture
Op. Dr. Onur KULAKSIZOĞLU Online
×
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabilirim?