Sırtınızın ortasında başlayıp göğsünüze ya da karnınıza doğru bir kemer gibi saran ağrı mı hissediyorsunuz? Bu ağrı zaman zaman sizi “kalbimde bir sorun mu var, yoksa midem mi?” diye endişelendiriyor mu? Yalnız değilsiniz. Sırt fıtığı belirtileri, çoğu zaman beklenmedik yerlerde ortaya çıktığı için sıklıkla başka hastalıklarla karıştırılır ve hastaları haklı olarak tedirgin eder.

Sırt fıtığı, bel ve boyun fıtığına göre daha nadir görülür ancak tam da bu yüzden belirtileri daha az tanınır ve kolayca gözden kaçar. Oysa bu belirtileri doğru okumak, hem gereksiz endişeyi önler hem de gerçekten önemli bir durumu zamanında fark etmenizi sağlar.

Belki de haftalardır bir sağlık kuruluşundan diğerine gidiyor, ağrınıza bir türlü isim koyduramıyorsunuz. Ya da yeni yeni beliren bu şikayetlerin ne anlama geldiğini merak ediyorsunuz. Gelin sırt fıtığının belirtilerini, bu belirtilerin neden kalp veya mide sorunlarıyla karıştığını ve gerçekten ciddi olanları nasıl ayırt edebileceğinizi bilimsel bilgler ışığında inceleyelim.

Sırt Fıtığı Nedir?

Belirtilere geçmeden önce, sırt fıtığının ne olduğunu kısaca hatırlayalım. Omurgamız üç ana bölümden oluşur: boyun (servikal), sırt (torakal) ve bel (lomber). Sırt bölgesi, tıp dilinde torakal omurga olarak adlandırılır ve T1’den T12’ye kadar numaralanan on iki omurdan oluşur. İşte bu bölgedeki omurlar arasında yer alan disklerden birinin yıpranıp taşmasına, tıbbi adıyla torakal disk hernisine, halk arasında sırt fıtığı denir.

Sırt fıtığının kendine özgü iki önemli özelliği vardır. Birincisi nadir görülmesidir; tüm disk fıtıklarının yalnızca küçük bir bölümünü oluşturur. Bunun nedeni, sırt bölgesinin kaburgalarla desteklenmesi ve bel-boyun kadar hareket etmemesidir. İkincisi ve daha önemlisi; sırt bölgesindeki omurilik kanalının bel ve boyuna göre daha dar olması ve omuriliğin bu bölgeden geçmesidir. Bu yakınlık, sırt fıtığının belirtilerinin neden bazen daha dikkat gerektirdiğini de açıklar.

Sırt fıtığının ne olduğunu, neden oluştuğunu ve bel fıtığından farkını tüm ayrıntılarıyla ele aldığımız “Sırt Fıtığı Nedir? Bel Fıtığından Farkı ve Tedavi Seçenekleribaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Bu yazıda ise odağımız, sırt fıtığının belirtileri ve bu belirtilerin nasıl doğru okunacağı olacak.

Sırt Fıtığı Nedir? Bel Fıtığından Farkı ve Tedavi Seçenekleri

Sırt Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Sırt fıtığı belirtileri, fıtığın hangi seviyede olduğuna, ne yöne doğru taştığına ve omuriliğe mi yoksa sinir köküne mi baskı yaptığına göre kişiden kişiye önemli farklılıklar gösterir. Bu çeşitlilik, sırt fıtığının neden bu kadar sık gözden kaçtığını ve başka hastalıklarla karıştığını açıklar. Yine de belirli belirtiler vardır ki, sırt fıtığını tanımaya yardımcı olur. 

En Sık Görülen Sırt Fıtığı Belirtileri

  1. Sırt ağrısı: En sık ve genellikle ilk ortaya çıkan belirtidir. Sırtın orta veya alt bölümünde, iki kürek kemiği arasında ya da daha aşağıda hissedilen bir ağrıdır. Başlangıçta hafif ve belirsiz olabilir, bu yüzden çoğu zaman kas ağrısı sanılıp önemsenmez.
  2. Uyuşma ve karıncalanma. Fıtığın bastırdığı sinirin etkilediği bölgede uyuşma, karıncalanma veya his kaybı görülebilir. Bu his, sırttan göğse ya da karına doğru bir bant şeklinde yayılabilir.
  3. Kas güçsüzlüğü. Sinir veya omurilik baskısı ilerledikçe, özellikle bacaklarda güç kaybı, ağırlık hissi ve tutukluk ortaya çıkabilir. Hasta yürürken zorlandığını fark edebilir.

En Yanıltıcı Belirti: Kuşak Tarzı Ağrı (Göğse ve Karına Yayılan)

Sırt fıtığının en karakteristik ve en yanıltıcı belirtisi, ağrının kuşak tarzında yayılmasıdır. Sırtta başlayan ağrı, etkilenen sinirin izlediği yol boyunca göğsü ya da karnı bir kemer, bir kuşak gibi sarabilir. Hastalar bunu genellikle “göğsüme bir şey doluyor”, “belime kadar bir kemer sıkıyor gibi” ifadeleriyle anlatır.

Bu kuşak tarzı ağrının nedeni anatomiktir: sırt bölgesindeki (torakal) sinirler, göğüs duvarı ve karın bölgesine doğru uzanır. Dolayısıyla bu sinirlerden birine baskı olduğunda ağrı sırtta kalmaz; vücudun önüne, göğse veya karına vurur. İşte tam da bu nedenle sırt fıtığı ağrısı sıklıkla kalp, akciğer, mide ya da safra kesesi sorunlarıyla karıştırılır. Bu önemli ayrımı bir sonraki bölümde ayrıntılı ele alacağız.

Öksürme ve Hareketle Artan Ağrı

Sırt fıtığı ağrısının bir diğer ayırt edici özelliği, belirli hareketlerle değişmesidir. Öksürmek, hapşırmak veya ıkınmak, omurga içindeki basıncı artırdığı için ağrıyı ani biçimde şiddetlendirebilir. Benzer şekilde gövdeyi döndürmek, öne eğilmek veya derin nefes almak da ağrıyı tetikleyebilir. Bu mekanik özellik, yani ağrının hareketle ilişki göstermesi, sırt fıtığını iç organ kaynaklı ağrılardan ayırmaya yardımcı olan değerli bir ipucudur; çünkü kalp veya mide ağrısı genellikle bu şekilde harekete bağlı değişmez.

Bu Ağrı Kalp mi, Fıtık mı? Sırt Fıtığının Karıştığı Durumlar

Sırt fıtığının en zorlu yanı, belirtilerinin sıklıkla başka ve bazen çok daha korkutucu hastalıkları taklit etmesidir. Bu durum hem hastaları gereksiz yere paniğe sürükler hem de bazen doğru tanının gecikmesine yol açar. Sırt fıtığının en sık karıştığı durumları tanımak, bu karmaşayı çözmenin ilk adımıdır.

Göğse yayılan ağrı ve kalp korkusu: Sırtın üst ve orta bölgesindeki bir fıtık, göğse doğru yayılan ağrı yaptığında, çoğu insanın aklına ilk olarak kalp gelir. Bu son derece anlaşılır bir kaygıdır ve asla göz ardı edilmemelidir. Göğüs ağrısı ciddiye alınması gereken bir belirtidir; önce mutlaka kalple ilgili nedenlerin dışlanması gerekir. Ancak bu değerlendirmeler sonrası kalpte bir sorun bulunamadığında, gözden kaçan neden çoğu zaman sırt fıtığı olabilir.

Karına yayılan ağrı ve mide-safra karışıklığı: Sırtın alt bölgesindeki bir fıtık, karın ön duvarına doğru yayıldığında, ağrı mide, safra kesesi veya bağırsak sorunu gibi algılanabilir. Bazı hastalar bu nedenle uzun süre sindirim sistemi tetkikleriyle uğraşır, ancak ağrının gerçek kaynağı omurgadadır.

Zona ile karışması: Sırt fıtığı, zona (herpes zoster) hastalığıyla da karışabilir; çünkü her ikisi de kuşak tarzında, tek taraflı ve şiddetli ağrı yapabilir. Aradaki en önemli fark şudur: zonada birkaç gün içinde ağrının olduğu bölgede tipik kızarıklık ve içi su dolu kabarcıklardan oluşan bir döküntü ortaya çıkar. Sırt fıtığında ise döküntü olmaz; bunun yerine uyuşma, güçsüzlük gibi nörolojik belirtiler ön plandadır.

Peki bütün bu karışıklık neden yaşanır? Cevap, sırt bölgesinin anatomisinde gizlidir. Sırt (torakal) omurgasından çıkan sinirler, göğüs duvarını ve karın bölgesini sararak vücudun önüne doğru uzanır. Bu nedenle bu sinirlerden birine fıtık baskı yaptığında beyin ağrıyı sırtta değil o sinirin ulaştığı yerde, yani göğüste veya karında algılar. İşte sırt fıtığının bu “sahtekar” doğası, onu tıbbın en sık yanlış tanı alan durumlarından biri yapar.

Tam da bu yüzden sırt bölgesiyle ilişkili olabilecek, açıklanamayan göğüs veya karın ağrılarında doğru tanı büyük önem taşır. Kalp ve diğer organ kaynaklı ciddi nedenler dışlandıktan sonra şüphe devam ediyorsa omurga MR’ı ile sırt fıtığı kolaylıkla ortaya konabilir. Doğru tanı, hem gereksiz tetkik ve tedavilerden kurtarır hem de asıl sorunun zamanında çözülmesini sağlar.

Sırt Fıtığında İki Farklı Tablo: Sinir Kökü mü, Omurilik mi Etkilendi?

Sırt fıtığının belirtilerini doğru anlamak için fıtığın neye baskı yaptığını bilmek gerekir. Çünkü fıtık iki farklı yapıya baskı yapabilir ve her biri farklı bir belirti tablosu oluşturur. Tıp dilinde bu iki duruma radikülopati ve miyelopati denir. Bu terimler kulağa karmaşık gelse de mantığı aslında oldukça basittir.

Birinci durum, fıtığın omurilikten çıkan bir sinir köküne baskı yapmasıdır; buna radikülopati denir. Bu tabloda ağrı, o sinirin izlediği yol boyunca hissedilir. Sırt fıtığında bu genellikle daha önce anlattığımız kuşak tarzı ağrı şeklinde ortaya çıkar: sırttan göğse veya karına doğru, tek taraflı ve belirli bir bant boyunca yayılan ağrı. Radikülopati rahatsız edicidir ancak genellikle daha sınırlı ve yönetilebilir bir tablodur.

İkinci ve daha dikkat gerektiren durum ise fıtığın doğrudan omuriliğe baskı yapmasıdır; buna miyelopati denir. Sırt bölgesindeki omurilik kanalı dar olduğu için buradaki bir fıtık omuriliği etkileme potansiyeli taşır. Miyelopatinin belirtileri sinir kökü baskısından farklıdır ve daha ciddidir: bacaklarda giderek artan güçsüzlük, yürürken dengesizlik ve tutukluk, ayakların dolaşması, ileri durumlarda idrar ve gaita kontrolünde bozulma. Bu belirtiler, omuriliğin baskı altında olduğunun işaretidir ve zaman kaybetmeden değerlendirilmelidir.

Özetle basit bir ayrım yapmak gerekirse: göğse veya karına yayılan kuşak tarzı ağrı daha çok sinir kökü baskısını (radikülopati) düşündürürken, bacaklarda güçsüzlük ve yürüme-denge bozukluğu omurilik baskısına (miyelopati) işaret eder. İkincisi, yani yürümeyi ve dengeyi etkileyen belirtiler ortaya çıktığında durum çok daha ciddi ele alınmalı ve gecikilmemelidir.

Sırt Fıtığı Belirtileri Nasıl Teşhis Edilir?

Sırt fıtığının belirtileri başka hastalıkları taklit edebildiği için doğru teşhis burada her zamankinden daha büyük önem taşır. Tanı süreci tek bir testle sınırlı değildir; bulguların bütününün değerlendirilmesine dayanır.

Süreç genellikle hekimin şikayetleri dinlemesi ve fizik muayeneyle başlar. Nörolojik muayenede kas gücü, refleksler, his kaybı ve yürüme değerlendirilir. Bu süreç fıtığın sinir kökünü mü yoksa omuriliği mi etkilediği konusunda önemli ipuçları verir. Ancak sırt fıtığında kesin tanı için görüntüleme şarttır.

Görüntülemede altın standart MR (manyetik rezonans) incelemesidir. MR, hem diski hem omuriliği hem de sinir köklerini ayrıntılı göstererek fıtığın yerini, boyutunu ve omuriliğe baskı yapıp yapmadığını net biçimde ortaya koyar. Kemik yapının ve olası kireçlenmelerin daha iyi görülmesi gerektiğinde BT (bilgisayarlı tomografi) eklenebilir. Sinir hasarının derecesini ölçmek için ise gerektiğinde EMG (elektromiyografi) kullanılır.

Burada çok önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: MR’da bir sırt fıtığı görülmesi, yaşanan tüm ağrıların kesinlikle o fıtıktan kaynaklandığı anlamına gelmez. Hiçbir şikayeti olmayan kişilerde de görüntülemede fıtık saptanabilir. Bu yüzden tanı asla tek başına filme değil hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve görüntülemenin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Özellikle sırt fıtığında belirtilerin başka nedenlerle karışabildiği düşünülürse bu bütüncül değerlendirme çok daha kritik hale gelir.

Doğru tanı konduktan sonra tedavi planı kişiye göre belirlenir. İyi haber şu ki, sırt fıtığı olan hastaların önemli bir bölümü ameliyata gerek kalmadan ilaç, fizik tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle rahatlar. Tedavi seçeneklerini, günlük yaşamda nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve iyileşme sürecini ayrıntılı ele aldığımız “Sırt Fıtığı Olanlar Ne Yapmalı? Günlük Yaşam ve Tedavi Rehberibaşlıklı yazımız bu konuda kapsamlı bir rehberdir. Cerrahi gerektiren durumlarda ise günümüzde dokuya minimum zarar veren Mikrocerrahi gibi modern yöntemler uygulanmaktadır.

Sırt Fıtığı Olanlar Ne Yapmalı? Günlük Yaşam ve Tedavi Rehberi

Uzman Notu

Sırt fıtığı, belirtileri çeşitli ve çoğu zaman yanıltıcı olabilen bir rahatsızlıktır. Bu yazıda ele aldığımız gibi, sırttan göğse veya karına kuşak gibi yayılan ağrı en tipik belirtisidir ve bu özelliği yüzünden sıklıkla kalp, mide ya da zona gibi durumlarla karışır. Bu nedenle, açıklanamayan sırt, göğüs veya karın ağrılarında sırt fıtığı olasılığını akılda tutmak ve doğru tanı için değerlendirilmek önemlidir.

Sırt fıtığında en değerli şey, belirtileri doğru okumak ve zamanında doğru uzmana başvurmaktır. Belirtilerin büyük bölümü ameliyatsız yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak sırt bölgesinin omuriliğe yakınlığı nedeniyle özellikle ilerleyen güçsüzlük, yürüme ve denge bozukluğu gibi belirtiler ortaya çıktığında bunları ertelememek gerekir. Erken ve doğru değerlendirme çoğu zaman kalıcı sorunları önler.

Sırtınızdan göğse ya da karna yayılan, açıklanamayan bir ağrınız varsa ve kalp gibi ciddi nedenler dışlandıysa, detaylı muayene için veya görüntüleme sonuçlarınızla birlikte değerlendirme için randevu ve iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Merak Ettikleriniz

Sırt fıtığı belirtileri nelerdir?

Sırt ağrısı, göğüs veya karına kuşak gibi yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma, kas güçsüzlüğü ve ileri durumlarda yürüme/denge bozukluğu. Öksürme ve hapşırma ağrıyı artırabilir.

Sırt fıtığı nasıl anlaşılır / ağrısı nasıl olur?

Ağrı genellikle sırtın ortasında başlar, bazen göğsü veya karnı kuşak gibi sarar. Öksürünce artması ve harekete bağlı değişmesi tipiktir. Kesin tanı MR ile konur.

Sırt fıtığı neden göğüs/karın ağrısı yapar?

Sırt fıtığı, göğüs ve karın bölgesine giden sinir köklerine baskı yapabilir; bu yüzden ağrı bazen kalp veya mide sorunuyla karışabilir. Bu yüzden doğru tanı önemlidir.

Sırt fıtığı tehlikeli mi?

Sırt fıtığı bel ve boyuna göre daha nadirdir ama omuriliğe yakın olduğu için daha dikkatli izlenmelidir. İlerleyici güçsüzlük, yürüme bozukluğu veya idrar-gaita sorunu ciddi uyarılardır.

Sırt fıtığı zonadan nasıl ayrılır?

İkisi de kuşak tarzı şiddetli ağrı yapabilir. Zonada genellikle ciltte döküntü görülür; sırt fıtığında ise nörolojik belirtiler öne çıkar. Ayrım için MR ve muayene gerekir.

Sırt fıtığında hangi doktora gidilir?

Yapısal bir sorun, yani diskin omuriliğe/sinire baskısı söz konusu olduğunda doğru adres beyin ve sinir cerrahisidir.

 

*Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Kesin tanı ve tedavi için lütfen bir uzmana başvurun.

 

Profile Picture
Op. Dr. Onur KULAKSIZOĞLU Online
×
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabilirim?